Kayıtlar

Ekim, 2011 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Bekleme Odasında | Öğrenilmiş Çaresizlikten Sıyrılıp Olanla Yüzleşmek!

Resim
Zor değil mi? Kendini anlayabilmek için dünyayı unutabilmek… Zihnin gizli odalarını, saklı güdülerini, karmaşık mirasını keşfedip zihni fethetmek. Kısıtlamasız, dirençsiz ve korkusuz bir yaşam sürebilmek… Kendini dünsüz, yarınsız, sonsuz deneyimlerin kollarına bırakabilmek! İçinde hiçbir zorlama hissi, olamama, kazanamama veya ulaşamama korkusu duymadan yaşamın akışına karışabilmek; onunla bütünleşip anlattıklarını keyifle dinleyebilmek… Kolay değil mi?

Aşkı Anıların Hapishanesinden Kurtarmak | İlişkilerde Dünün Gölgeleri ve Çatışmalar!

Resim
Ne tuhaf, değil mi? İkimiz de birbirimizi zihnimize kaydetmeden duramıyoruz. Vazgeçemiyoruz anıları biriktirmekten; hazlarımızı, tartışmalarımızı, neşemizi, üzüntülerimizi tek tek zihnin odalarına istifliyoruz. Zamanla birbirimiz hakkında ne çok imge yığıyoruz hafızamıza… Sonrası mı?

Eskiden Cevaplarım Vardı, Şimdi Sorularım | Kendi İçimizdeki Saklı Cenneti Bulmak!

Resim
Kimim ben? Benliğim dediğim şey kalıcı bir gerçek mi, yoksa sürekli değişen, devinim halinde canlı bir süreç mi? İstediğimi düşündüğüm şeylere doğru yürürken kim olduğumdan, hayatın neresinde durduğumdan acaba ne kadar eminim? Eskiden net cevaplarım vardı; şimdi ise zihnimi kaplayan derin sorularım… Düşünceler beynimin içinde birer vahşi at gibi, beni her tarafa sürüklemeye hazır. Ama her şey cesaretimin ölçüsüne bağlı.

Aynı Dünyada Yaşarız Ama Artık Aynı Dünyayı Yaşamayız | İçsel Özgürlük ve Uyanış

Resim
Merak ediyorsun… Var olduğunu bildiğin gibi, kim olduğunun da daha fazla bilincine varmak, aydınlanmak istiyorsun. Doğduğunda dahil olduğun kolektif inanç sistemleri sana artık yetmiyor. Senin için önemli olan birçok şey önemini yitirmeye başlıyor… 

Sadece Tek Bir Öykü Bıraktılar | Irklar, Ülkeler ve Dünya Vatandaşlığı Yanılsaması

Resim
Zamanın adının henüz zaman olmadığı zamanlardı o zamanlar. Çok azdı yeryüzünde, kendisine sonradan “insan” adı verecek olan canlılar. Hepsi aynı kaynaktan doğan birer masum canlıydılar. “Kardeştiler, arkadaştılar, akrabaydılar, dosttular.”

Onurlu Bir Veda | Biten Bir İlişkinin Ardından Teşekkür ve İtiraf

Resim
Senden Özür Diliyorum Sana asla veremediğim şeyler için… Hissettiklerinde sana katılamadığım, sana yaşattığım tüm hayal kırıklıkları için. Bize dair yarım kalan cümlelerini hiçbir zaman tamamlamaya çalışmadığım için… Korkaklığımı gizleyip güçlü görünmek uğruna, sana olan duygularımı bastırıp kendimi senden uzaklaştırdığım için. İtiraf etmeliyim ki; senin beni tanıdığından daha fazla tanımıyordum ben de kendimi .

Sessizliğin Aralığı | Geçmişin Gölgesini Geleceğe Düşürmeden Yaşamak

Resim
Seni düşünürken, seninle yaşadığımız o saf mutluluk anlarını hatırlarken ve bize dair hayaller kurarken… Neden korkuyorum bu kadar?

Ruhun Üslubu | Başkalarının Üslubuyla Yaşamak ve Kendini Kaybetmek

Resim
Biliyor musun? Her insanın ruhunun kendine özgü, doğal bir üslubu vardır. Bu üslup; insanın bakışına, susuşuna, sevişine, acıyı çekişine ve dünyada duruşuna yansır.

Zihnin Kıvrımlarında Aşk | Aşkı Anılarda mı Yoksa Anda mı Arıyoruz?

Resim
Nedir ki “Aşk” denilen şey? Her şey, o üç harfli kelimenin kulağa ilk çarpışıyla başlar. Kulakta titreşen o ses, beynin kıvrımlı ve karanlık koridorlarında derin bir yolculuğa çıkar.

Bugün Yalan Söyle Bana | Sevilmeye ve Değer Görmeye Duyulan O Derin Özlem

Resim
Bugün sebepsizce gelip yanına, sana usulca sokulduğumda. O an içinden gelmese de sımsıkı sarıl bana. Bugün çok ihtiyacım var kollarının beni sarmasına, parmaklarının bana dokunmasına. Sanki senin bir parçanmışım gibi yaşamaya.

Kendi Heykelini Yontmak | Korkunun Esaretinden Sevginin Sesine Geçiş

Resim
Düşündün mü hiç? Sence neden başkalarının ne düşündükleri, ne yaptıkları senin için bu kadar önemli? Neden başkalarının cümleleri, kendi içindeki gerçeğin yerini alıyor? Neden herkes haklı oluyor da, sen kendi sesinden bu kadar kolay şüphe ediyorsun? Daha önce başkaları tarafından onaylanmamış bir düşünceye neden inanamıyorsun? Neden kendi bilincine bir türlü sahip çıkamıyorsun? Neden sanki dünyanın bütün düşünceleri çoktan söylenmiş, bütün yollar çoktan yürünmüş, sana düşen de yalnızca birilerinin bıraktığı izlerden gitmekmiş gibi yaşıyorsun? Belki de yepyeni bir düşüncenin, henüz kimsenin adını koymadığı bir hayatın başlangıç noktasında sen duruyorsun. Yaşamak istediğin hayat gerçekten bu mu?

Ya Ölüm Değilse? | Bizi Asıl Korkutan, Henüz Yaşamadığımız Hayat Olabilir mi?

Resim
Sizce nedir ölüm? Ona anlamını yükleyen, nasıl ve hangi koşulda geldiği midir? Yoksa kaçınılmaz bir son mudur ölüm? Asla karşı konulamayan… Bazen hakime kalemini kırdıran bir ceza; bazen tüm acılardan, tüm yüklerden bir kurtuluş… Dayanacak gücün kalmadığında sığındığın bir liman, belki de bilinmeyene doğru yelken açan yepyeni bir başlangıç.

Yüzde Kaç Sensin? | Maskesizce Ortaya Çıkabilmek

Resim
“Benim” diye etrafına gösterdiklerinin yüzde kaçı gerçekten sensin? Cesaret edemeyip sakladığın daha ne kadarın var geride? Yüzde kaç kendinsin sen? Düşündün mü hiç? Yüzde yüz kendin olamadığın için ne kadar mutlusun? Ne kadar dostsun, ne kadar sevgilisin, ne kadar gerçeksin?

Kendine Dönüş Bileti: Yalnızlık | Kalabalıklardan Kaçıp Kendini Keşfetmek

Resim
Yalnızlık… Kimimizin kişisel tercihi, kimimizin mahkûmiyeti. Kimilerine göre bir zaaf, bir eksiklik; kimilerine göre bir keyif, bir lüks. Peki ya sen? Sen yalnızlığı nasıl bilirsin?

Düşüncelerin Kadar Özgürsün | Zihnimizin Yarattığı Korku ve Sınırlar

Resim
Düşüncelerinin yaşamını nasıl şekillendirdiğini fark etmeden yaşamaya devam ediyorsun… Kendine bakıp göremeden… Kendini duyup işitemeden… Hep aynı zihinsel kalıpların hapsinde, hayatı sanki bitmek bilmez bir tekrarmış gibi deneyimleyerek… Yaşadıklarını tanımladığın o düşüncelerin, sadece geçmişin gölgelerinden ibaret olduğunu göz ardı ederek her şeyi onlarla yargılıyor, tartıyor ve kıyaslıyorsun. Peki ya gerçek? Sence gerçek denilen şey hangisi?

Sürgün Benlik | İkinci El Hayatlar ve Özgürlük

Resim
Düşündün mü hiç? Doğduğun günden başlayarak, içinde yaşadığın toplumla her gün biraz daha burularak nasıl bir sarmal hâline getirildiğini… Gerçekten de yaşanması gereken hayat bu mu sence?

Asıl Sebep | Dünya mı, Sen mi?

Resim
Yaşamında ne olduğu mu, yoksa yaşamı nasıl yaşadığın mı? Sana önemli diye sunulanlar mı, yoksa hayatında gerçekten önemli olanlar mı?

Tutunmamanın Hafifliği | Akışın Kendisi Olmak

Resim
Hayat, hiç bitmeyen tek bir hareket gibi gözlerinin önünde durmaksızın akıp gidiyor. Sen bir şeylere tutunup onları sahiplenmeye çalışmadığında, bir şeylerin bağımlısı olmadığında; gözlerinin önünden geçip giden bu gösterinin seyri de, sana hissettirdikleri de değişiyor. Belki de işin sırrı “bugün”de. Dün, bir zamanlar bugündü. Yarın ise bir gün sonra bugün olacak. Dün artık yalnızca bir anı, yarın ise henüz senin hayal gücünden ibaret.

Kendi Öykünü Dinleyebiliyor Musun? | Hayatın Anlamı ve Kendini Keşfetmek

Resim
Korkma… Yalnız değilsin. Sen de herkes gibisin. Senin de kafan karışık. Emin değilsin bildiklerinden.

Sabit Bir Leke | Hayatı Mekanik Bir Şekilde Tekrar Etmek!

Resim
Sen! Evet, sen! Sürekli devinim hâlinde yaşarken; durmadan kendine bir şeyler ekleyip bir şeyler çıkarırken, bir şeyleri üstlenip bir şeyleri bırakırken… Bir şeyleri düzeltmeye çalışıp, bir şeylere direnip, bir şeyleri kontrol altında tutmaya uğraşırken… Bir gün yaşamdan keyif alıp, ertesi gün her şeyden korkup kaçarken… Kim olduğunu nasıl bu kadar kesin söyleyebiliyorsun?

Sürekli Aynı Sahneleri mi Oynuyoruz? | Hayatın Tekrarlarından Kurtulmak!

Resim
Acaba hayat mı gerçekten zor? Yoksa biz mi onu zorlaştırmak için çabalıyoruz? Sürekli içlerine düştüğümüz çukurlar mı suçlu? Yoksa, o çukurları kendimize biz mi kazıyoruz?

Gerçek Aşk Nedir? | Aşk Fikirlerinden Sıyrılıp Kendini Hissetmek!

Resim
"Aşk nedir?" diye soruyorum. "Hangisini soruyorsun?" diye cevap veriyor bana. Sorusundan hiçbir şey anlayamadığımı fark edince de başlıyor her zamanki gibi anlatmaya. Aşkın iki tanımı vardır. Biri senin aşk kelimesine yüklediğin tanım. Diğeri ise gerçek aşk. Senin aşk kelimesine yüklediğin tanımı sadece sen bilebilirsin, ben onu asla bilemem. Gerçek aşk içinse sana sadece şunu söyleyebilirim. Gerçek aşk senin sende olmadığın andır.

Uyanışın Bedeli | Gerçeklerle Yüzleşmek ve Çaresizlik...

Resim
Farkında mısın? Her yeni farkındalıkla, daha önce hiç görmediğin derinlikleri görmeye başlıyorsun. Her yeni görülen şey; içini, onu deneyimleme arzusu ve coşkusuyla dolduruyor. Ve yaşadığın her yeni deneyim, seni bir kez daha dönüştürüyor. Hiç düşünüyor musun?

Gerçeği mi arıyorsun, haklı çıkmak mı istiyorsun? | Zihnin Zincirlerini Kırmak ve Farkındalık!

Resim
Düşündün mü hiç? Hangi yazarları taşıyorsun yanında? Kimin sesiyle duruluyor, kimin sohbetiyle avunuyorsun? Kimlerin sözlerini daha çok önemsiyorsun? Kimlerin düşünceleri değerli senin için? Düşündün mü hiç, neden onları tercih ettiğini? Neden onların sözlerine, düşüncelerine değer verdiğini?

Kime Doğru? | Geçmişin Gölgelerinden Uzak, Özgün Bir Aşk Mümkün mü?

Resim
Hadi söyle bana hayat, beni kime doğru yürütüyorsun? Kim o? Hangi gökyüzünün altında şimdi? Ben de düşüyor muyum onun aklına, benim onu aradığım gibi?

İki kişilik bir yolculuk bu | İlişkilerin Ruhumuzdaki Derin İzleri…

Resim
İki kişilik bir yolculuk bu. Adımlar senin, Bastığın toprak benim. Bana ait, Ama benim bile henüz bilmediğim iklimlere dair…

Hain Öğretmen… | Değişimin Gücü ve Varoluşsal Gerçekler!

Resim
Hayat dediğin, sen yoksan içinde, tek başına ne ifade eder ki? Bir anlamı olabilmesi için ona her zaman senin gibi bir yolcu gerekli. Ama o nedense unutur bunu sürekli. Eninde sonunda ne yapar eder, yutar seni.

Beni Büyütenlere... | Kendi Hayatımızı ve Hatalarımızı Seçme Özgürlüğü...

Resim
Hani çocukluğumdan beri hayata dair sürekli bir şeyler anlatıyorsunuz ya bana; kendi yaşadıklarınızı bana yaşatmamak, kendi hatalarınızı bende görmemek adına… Eğer gerçekten dinlemek isterseniz beni; ben de kendi düşlerimi, zihnimdeki o ince sızıları anlatmak istiyorum size. Hafızamda henüz sizinki kadar çok tortu, sizinki kadar çok yaşanmışlık birikmemiş olsa da… Söyler misiniz?

Sonsuzluğun Kıyısında | Hayat Adını Verdiğimiz Sınırsız Düş!

Resim
Zaman eşlik etti ona… Bebek, doğduğu günden beri ruhunda taşıdığı o yaşlıyla sonunda tanıştı.

Yok ki... | Zihnimizin Dayattığı Şartlardan Nasıl Kurtuluruz?

Resim
Sevmek için korkunun gölgesine ihtiyacın yok ki; sevilmek için kendi çıplak gerçeğinden başka bir şeye ihtiyacın olmadığı gibi.

Sessiz Değişim Yolculuğu | Eski Kapıları Kapatmak ve Kendine Yabancılaşmak!

Resim
Neler hissediyorsun değişirken? Mutlu musun, yoksa huzursuz mu? Değiştikçe bir daha eskisi gibi olamayacak olmak korkutuyor mu seni? Özlüyor musun önceki seni, yoksa yeni hâlini daha mı çok seviyorsun?

Zamansız Bir Zamandı Yaşanan | Hayatın Arafında Kalmak

Resim
Zamansız bir zamandı yaşanan. Gücünü ne geçmişten alan, ne de geleceğin koynunda kendine yer bulan. İnsan, kendi çaresizliğinde donup kalmak istiyor bazen; Göğsündekinin bir kalp çarpıntısı mı, yoksa ince, derin bir sızı mı olduğunu anlamadan. İçine hiç düşmeden, çıkmak için bir kapı aramadan…

Sahnedeki Rolün Bitişi | Değersizlik Hissi ve Yalnızlıkla Yüzleşmek...

Resim
Karşında büründüğü o soğuk rolle gelir yanına. Önce cümleleriyle mahkûm eder seni. Her cümlede seni yargıladığını, dışladığını hissedersin. Her gün biraz daha ezer o sözler seni; sanki onun için hiçbir değerin yokmuş gibi. İlk başta inanmak zor gelir.