Beni Büyütenlere... | Kendi Hayatımızı ve Hatalarımızı Seçme Özgürlüğü...
Hani çocukluğumdan beri hayata dair sürekli bir şeyler anlatıyorsunuz ya bana;
kendi yaşadıklarınızı bana yaşatmamak, kendi hatalarınızı bende görmemek adına…
Eğer gerçekten dinlemek isterseniz beni;
ben de kendi düşlerimi, zihnimdeki o ince sızıları anlatmak istiyorum size.
Hafızamda henüz sizinki kadar çok tortu, sizinki kadar çok yaşanmışlık birikmemiş olsa da…
Söyler misiniz?
Benim yerime savaşarak bana bu hayatı gerçekten kazandırabilir misiniz?
Acı çekmemi, düşüp dizlerimi yaralamamı engelleyebilir misiniz?
Siz benim yerime yaşarken, ben kendi yazgımı oluşturabilir miyim?
Koruma zırhı sanıp üzerime örttüğünüz o bağlarla
beni nasıl sıkı sıkı bağladığınızın hâlâ farkında değil misiniz?
Hiç geçiyor mu gözlerinizin önünden benim yaşlarımdaki hâliniz?
O vakitler içinizde kabaran o sabırsızlık, kabına sığmayan o arayış…
Sadece ne istiyorum biliyor musunuz?
Dünyayı ve kim olduğumu kendi gözlerimle görmek…
Korkunun arkasına saklanıp hayatı izlemek yerine, pencereyi açıp fırtınayla göz göze gelebilmek…
Kendi inanacağım masalları bulup, kendi hikâyemi kaleme alabilmek.
Aslında siz de çok iyi biliyorsunuz;
bazen içimdeki bilgenin sözüyle yürüyecek, bazen içimdeki haydutun peşine takılacağım.
Ne tamamen günahsız olacağım bu hayatta, ne de tamamen günahkâr…
Bazen kendi gökyüzümde uçacak, bazen kendi uçurumlarımdan düşeceğim.
Kim bilir…
Belki bir gün ben de size yazdığım bu satırları unutup tıpkı sizin gibi davranacağım.
Çocuğumu gözü kara bir sevgiyle sarıp, onun adına korkacak, onun adına kaygılanacağım.
Ve bütün bunları yaparken, kendimi tıpkı sizin gibi haklı ve şefkatli hissedeceğim.
Ben kendi varoluşumu çözsem bile, onun bu dünyaya hangi fırtınayla geldiğini asla bilemeyeceğim…
Kendi yolumda ne kadar ilerlersem ilerleyeyim,
onun kendi patikasında nerede durduğunu, hangi hayatlarda kimlerle soluklandığını asla tam olarak anlayamayacağım.
Ve işte o gün…
Belki de sizi gerçekten affettiğim gün olacak.
Tıpkı bugün, kendi yollarımı yürümek adına kendimi size bağışlatmak istediğim gibi…
Şimdi müsaade edin bana;
düşeyim,
kalkayım…
Ama sadece kendim olayım.
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Unsplash / Haziq Farooqi

Yorumlar
Yorum Gönder
Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?