Kayıtlar

Eşik Yazıları etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Acıyor mu Gözlerin, Yaşamayı Bir Türlü Göze Alamadıklarından? | Zihnin Hikayeleri ve Anda Kalmak

Resim
Ne tuhaftır aslında…   Hem yaşamla uyum içinde akıp gitmek ister, Hem de yaşamla sürekli inatlaşırsın.   Sırf istemediğin için… Kendini ne çok şeyden mahrum bırakırsın.   Önündeki yol senin seçimlerine göre kendini sürekli yeniler, Sen inatla sabit bir yol haritası ararsın. Hayat, birbirini ardına dizili geçici ruh halleri silsilesidir.

Kendin İçin Kimsin Sen? | Maskeler, Roller ve Gerçek Olanın Peşinde

Resim
Düşündüğünde kimsin sen? Hissettiğinde kim? Kendini düşünceleri ile tanımlayan mısın? Duyguları aracılığıyla kendinin farkına varan mı? Hayatın içindeyken kimsin sen? Yüklendiğin rollerden sıyrıldığında kim?   Kendin kalmak için her şeyi göze alan mısın? Olmak istediğine benzemek için kendini gözden çıkaran mı? Anılarını yanına almadığında kimsin sen? Hafızanın dehlizlerinde kaybolduğunda kim? Kendi karşısında utanan, kendinden kaçan mısın?

Ya Kendin Diye Bildiğin Kişi Sen Değilsen? | Kendini Hatırlama Yolculuğu

Resim
Düşündün mü hiç? Kendim diye bildiğin kaç şey, acaba gerçekten sana ait? Kaçını ailen ezberletti sana? Kaçını yaşadığın o hayal kırıklıkları yarattı? Kaçını korkuların şekillendirdi? Kaçını başkalarının sana söyledikleri zihnine yazdı? Kaçı aile geçmişinden sana doğru aktı, hayatına nüfuz etti, benliğine yayıldı?

Ne gözümüzü alabiliyoruz hayattan, ne yaşamayı göze alabiliyoruz! | Geçmiş ve Özgürlük

Resim
Mutlu değiliz! Çünkü hayat olmasını istediğimiz gibi değil. Olduğu gibi! Hayatın kendi planı varken, bizim de hayata dair kendi planımız olsun istiyoruz.   Kızgınız dünyaya! Etrafında döndüğümüz dünyanın, bizim düşüncelerimizin etrafında dönmesini istiyoruz! Kızgınlığımızın sadece dünyada olan bitenler yüzünden olmadığını kabul edemiyoruz.

Sen Tercihlerinin mi, Yoksa Vazgeçişlerinin mi Bir Eserisin? | Kararlarımız ve Hayat Yolları

Resim
  Düşündün mü hiç?  Bugün bulunduğun noktaya acaba nasıl geldin?   Nelerden, ne için vazgeçtin? Nelere sahiptin, sen neyi seçtin? Tercih ve vazgeçiş ipleriyle dokuduğun hayat hikayene, kararlarınla, acaba nasıl bir desen verdin?

Yaşadıkların mı Ağır, Yoksa Yaşayamadıklarında mı Bütün Mesele? | Geçmişin Yükü ve Farkındalık

Resim
F arkında mısın? Yaşadıklarını mı, yaşayamadıklarını mı daha derinden hatırlıyorsun? Hangisinin etkisinde, hayatta nasıl bir ruh haliyle seyir ediyorsun?   Yaşadıkların mı hala acıtıyor canını?

Bu Dünyaya Asla Öylesine Gelmedin... | Hayatın Amacı ve Anlamı

Resim
Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağında neyin uyandırdığını, Her gün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu, Adına yaşam denilen muhteşem armağanın sana neden verildiğini, Yaşamakta olduğun bu hayatın ne için yaşandığını… Fark ettin mi hiç?

Zihnimizin Çektiği Tetikler: Anlık Öfkelerin ve Kırgınlıkların Hayatımızı Değiştirme Gücü!

Resim
Hiç hesapta yokken, ansızın, bir an da baş verir zihninde bir düşünce! Belki bir kırgınlık, belki bir hayal kırıklığı, belki de bir anlık öfkeyle...

Bütün Yollar Kendimize Çıkar: Tereddütleri Bırakıp Kendi Işığınla Arkadaş Olma Sanatı!

Resim
Hayat hayatla besleniyor, insan hayatla, yaşadığı ilişkilerle. Gece gündüz gibi sürekli yer değiştiriyor herşey. Bir kendini hatırlıyor insan, bir unutuyor. Bir özgür bırakıyor, bir yargılıyor, tutsak alıyor.

Dünün Yalanlarını Tekrar Etmeyi Bırakmak: Esnek Bir Yürek ve Kıvrak Bir Zekanın Gücü!

Resim
Sen de herkes gibi fikirlerinle ve düşüncelerinle dünyaya nüfus etmek için buradasın. Hayata bir anlam, bir renk daha katmak için. Dünyaya temiz bir havadan, yeni bir soluk daha getirmek için. Dünya denilen sahne; Gerçekliğin olası zaman dilimleri! Sen içlerinden birini seçene dek. Herşey sana....., senin neyin gerçek olduğunu düşündüğüne bağlı.

"Biliyorum" Demek Yaşamıyorum Demektir: Ezberleri Yıkıp İçsel Bilgeliğe Uyanmak!

Resim
İnsan oldun. Yeryüzüne doğdun. Saf, dokunulmamış, masum ve suçsuz. Ne olduğunu ya da ne olmadığını bilemeyen bir hiç. Hiçbir yerden başlamayan sözcükler beyninden geçip bilinmeyen bir boşlukta anlamlarını yitiriyorlardı o ilk zamanlar da . Dünsüz düşüncelerin eşliğinde yaşadığın herşey nasıl da heyecanlandırıyordu seni.

Yarınları Harcamayı Bırakmak: Dünün Korkularından Sıyrılıp Hayatta Fark Yaratmak!

Resim
Hatırlıyor musun? En son ne zaman doğru yolda olduğundan emindin? En son ne zaman yarını düşününce kendini keyifli hissettin? En son ne zaman geleceğe dair kocaman bir gülüş vardı yüzünde? Yarın! Dünden ona sızmaya çalışan endişeler , yargılar, korkular! İnsan yarın olmayacağını düşünse bile, o hep var.

Asla kaybedilmeyen. Senden alınamaz, sana verilemez olan!

Resim
İhtiyacın olan şey gerçekten de, hayatı senin için yorumlayacak bir guru, bir öğretmen mi? Zihnini zapt edecek, sınırlayacak, bir inanç, bir felsefe mi? Yoksa araştırabilen, keşfedebilen, yaratıcı, özgür bir zihin mi?

Acının İçine Gizlenen Uyanış: Hayatın Getirdiği Büyük Deneyimleri Kabullenmek!

Resim
Bazen hiç beklemediğin bir anda, gelir bulur seni, hayatının en önemli deneyimi. Belki de hayat senin onu yaşamak için artık hazır olduğunu hissetmiştir!

Zihnimizin Yarattığı Hapishane: Dünün Artığı Bilgilerden Kurtulup Gerçeğe Ulaşmak!

Resim
Yaşadığımız her şeyi, belleğimizin aynasından yansıdıktan sonra kavrarken, Beynimiz, daima olası olduğuna inandığı şeyleri görebileceğimiz şekilde çalışırken. Zihnimiz sadece belleğimizin algılamamıza izin verdiği şeylerle kısıtlıyken,

Kaderi Değiştirmek mi, Düşünceleri Değiştirmek mi? Hayatımızın Sorumluluğunu Almak!

Resim
Kadere inanır mısın? Peki ya eline bir fırsat geçse kaderini değiştirilebileceğine! Sana bir şans daha verseler, gerçekten kaderini değiştirebilir misin?

Doğamayan İhtimaller: Seçimlerimizin Ardındaki Gizli Kaderler!

Resim
Az önce yapmış olduğu tercihle, hayat bulma şansı tanımadan ardında yok olmaya mahkum bıraktığı diğer ihtimale baktı. Acaba bugüne kadar yaptığı seçimlerle, ardında böyle kaç tane o olabilme ihtimalini hiç doğmadan ölüme mahkum bırakmıştı. Hayat bugüne kadar acaba kaç tane farklı o olabilme ihtimalini, bir seçim yapması için karşısına çıkarmıştı.

Geçmişin Döngüsünden Kurtulmak: Alışkanlıkların Güvencesi mi, Hayallerin Mükemmelliği mi?

Resim
Gün gelir, yaşadıkların tat vermez olur artık sana. Olmakta olanla yaşamak, her gün biraz daha yorar seni. Sen farklı şeyler yapmak istersin, başka şeyler yapman gerekir. Sürekli sallanırsın bir kendi içine, bir dışarda payına düşen role. An gelir, zihnin karanlık odasından içeri bir ışık süzülür, zihindeki kilit çözülür.

Dünün Korkusu ve Yarının Umudu Arasında Sıkışmak: Hayatın Kısır Döngüsünden Kurtulmak!

Resim
“Dün, bugün, yarın” üçgeni içine sıkıştırdığımız zaman, bizi dünden uzaklaştırırken, aynı hızla da yarınlara doğru yaklaştırıyordu. Yaşananlar, bugün olduğunda, birer anıya dönüşüp düne yapışıp kalırken, yaşanmak istenenler hayallere asılı bugünden yarınlara doğru uçuşuyordu. Dün bugünün korkusu, yarın bugünün umudu olmaya soyunduruldu. Dünden bugüne sızan korku, yarının umutlarının arasına sessizce kuşkuyu saldı.

Guru ve Bilge Arayışının Ardındaki Gerçek: Kendi Kendinin Işığı Olmayı Neden Erteliyorsun?

Resim
Doğumun, ölümün, kederin anlamını bilmek isteyen benken. Acıyı çeken, üzülen, mutsuz olan benken. Neden beni, bana taşıyacak birilerine duyduğum bu ihtiyaç! Hayatımı benim adıma yorumlayacak bir bilge, bir guru gerçekten var olabilir mi ?