Acıyor mu Gözlerin, Yaşamayı Bir Türlü Göze Alamadıklarından? | Zihnin Hikayeleri ve Anda Kalmak

Yorgun bakışlı, profilden çekilmiş bir adamın siyah beyaz yakın çekimi." (varyant: "Karanlıkta, düşünceli bir yüzün yan profili.

Ne tuhaftır aslında…
Hem yaşamla uyum içinde akıp gitmek ister,
Hem de yaşamla sürekli inatlaşırsın.

Sırf istemediğin için…
Kendini ne çok şeyden mahrum bırakırsın.

Önündeki yol senin seçimlerine göre kendini sürekli yeniler,
Sen inatla sabit bir yol haritası ararsın.

Hayat, birbirini ardına dizili geçici ruh halleri silsilesidir.
Ama sen seçtiklerine tutunur onları bırakmamak için çabalarsın.

Sonsuz mutluluğun peşinde koşarken, andaki küçük mutlulukları kaçırırsın.

Duyabilmek için susmak gerekir!

Zihnin hiç susmadığı için,
Hayatın sana anlattıklarını duymaz, onunla bir türlü iletişim kuramazsın.

Kabul etmelisin ki, sen,

Hayatının hem yaratanı hem tutsağısın.
Hem sırtındaki yüklere neden olan hem de o yükleri taşıyansın!

Kendine hayatın ancak düşünebildiğin kadarını yaşatırsın.

Yaşamını düşüncelerinle sınırladığında,
Hayatın hiç dokunamadığın noktalarına dokunma fırsatını kaçırır,
Seni sen yapan birçok özelliği seçimlerinin dışında bırakırsın.

Sırf kendini inandırdığın o hikayelerin yüzünden,

Hayatta yaşanacak onca şey varken sen yaşayacak bir şey bulamazsın.

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Adolph Cabanas

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar