Seçimler ve Seçilmeyenlerin Hayaleti | Verdiğimiz Kararların Ardındaki Gizli Kaderler!

Bir ipe sıra sıra bağlanmış, rüzgârda dalgalanan küçük beyaz dilek kâğıtları.

Az önce yaptığı tercihle hayat bulma şansı tanımadan ardında yok olmaya mahkûm bıraktığı diğer ihtimallere baktı.

Bugüne kadar yaptığı seçimlerle, acaba kaç farklı benliği, doğmalarına fırsat vermeden ölüme mahkûm etmişti? Hayat, karşısına kaç farklı hikâye çıkarmış; o, her defasında içlerinden sadece birinin kapısını açıp diğerlerini ardında yok olmaya bırakmıştı?

Her anın, insana yalnızca bir sonraki anın kapısını açtığını düşündükçe, o sonsuz olasılıklar denizinin içinde kaybolmuş buldu kendini. Çünkü her seçim, yalnızca bir ihtimale yaşam şansı veriyor; geride kalan sayısız ihtimali de sessizce öldürüyordu.

Peki, hayatını gün be gün yaptığı seçimlerle kendisi inşa ediyorsa, kader denilen şey neredeydi? Her ihtimalin ardında, seçilmediği için yaşanamayan başka kaderler mi vardı?

Yoksa insanın mutlak kaderi, seçimleriyle kendi kaderini kendisinin yaratması mıydı?

Belki de kader, insanın önüne konan bir yol değildi.
Belki kader, yürüdüğün yoldu.

Ve insan, her adımında biraz daha kendisi olurken, olabileceği diğer bütün insanlardan da biraz daha uzaklaşıyordu.

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Finn

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar