Ya rüyada ölürsün ya da bir gün rüyadan uyanırsın...


Doğarsın,
Hayat denilen tek yön bir yolda yürümeye başlarsın,
İstesen de artık duramazsın.
Yürürsün, sadece ileriye.
Yürürsün, büyürsün.
Yürürsün, anladığını sanırsın.
Doğduğun gün içine dahil olduğun inanç sistemi durmadan fısıldar durur, kim olman, nasıl yaşaman gerektiğini senin kulağına.
Bir süre sonra arka fonda çalan mutsuzluk yüklü ezgiyi sen de ezberlemeye başlarsın.
Yavaş yavaş kabul edersin diğerleri gibi, sen bir kurbansın.
Ve sen de kaderi suçlamaya başlarsın.

Ama bir gün uyanırsın herşey farklı gelir gözüne ve gerçeklik ateşi sarar içini senin de.
Merak edersin.
Araştırırsın.
Ama nereye bakarsan bak kendinden başka bir gerçek bulamazsın.
İnatla beyninin her köşesine bakarsın, bir yerlerde çok daha fazlasını, daha farklı bir şey bulacağını umarsın.
Ruhunun gizli sırrını açığa çıkartacak ve gölgeni aydınlatacak başka bir gerçek...
Ama ne kadar ararsan ara “sen”den başka bir gerçek bulamazsın.

Ya bu gerçekle yüzleşir, düşüncelerinle hayatın arasındaki ilişkinin farkına varır, dünyayı düşüncelerinle senin yaratmakta olduğunu, kabullenirsin.
Ya da tekrar rüyaya dalarsın...

02 Mart 2009
Haşim Arıkan

Fotograf: Merle Oberon

Yorumlar

  1. her ne olursa her kim olursa olsun..
    yalnızca kendimizle başbaşa kalıyoruz değil mi sonuçta
    öyle
    ya da
    böyle
    elimizde tek şey var aslında
    kendimiz..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu dünyaya asla öylesine gelmedin.Ve bir gün asla öylesine veda edip gitmeyeceksin.

Keşke yaşam diye kendime seçtiğim yol, bir yolumun olmaması olsa!

Başkayı görerek başkalaşan zihnimiz...