Yaşanmamış Olasılıklar | Hayatın Kısır Döngüsünden Kurtulmak!
“Dün, bugün, yarın” üçgeni içine sıkıştırdığımız zaman, bizi dünden uzaklaştırırken, aynı hızla da yarınlara doğru yaklaştırıyordu. Yaşananlar, bugün olduğunda, birer anıya dönüşüp dünde çakılı kalırken, yaşanmak istenenler hayallere asılı bugünden yarınlara doğru süzülüyordu.
Dün bugünün korkusu, yarın bugünün umudu olmaya soyunduruldu.
Dünden bugüne sızan korku, yarının umutlarının arasına sessizce kuşkuyu saldı. Kuşku, inancı boğdu, zihnin derinliklerindeki endişeyi ana akıttı. Endişeyle lekelenen an, umutlarını yitirip, telaş içinde, bugünü, düne ve yarına iyice bulaştırdı.
Dün, bugünü tehdit etti: “Farklı bir şey yaparsan, hiçbir şey bir daha eskisi gibi olamaz.” Yarın ise fısıldadı: “Farklı bir şey yapmazsan, her şey yine dünün bir tekrarı olacak.”
Korkunun tamamen esiri olan bugün, telaş içinde yarınlardan topladığı “hayalleri” hızla öğütmeye, onları sürekli “asla olamayacaklar” listesine kaydetmeye başladı.
Yarının bilinmeyen mutlulukları, dünün bildik acılarına yenik düştü. Yaşanan yalnızlıklar, öğrenilmiş çaresizliklere dönüştü.
O gün geldi…
Zaman, hapsolduğu “dün, bugün, yarın” üçgeninden sıyrıldı; sonsuzluğun boşluğunda eriyip yok oldu. İnsan, var olabilecek tüm olasılıkları o tek anda gördü.
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Unsplash / Muhammad Amaan

Ömür dediğin
YanıtlaSilüç gündür,
dün geldi geçti
yarın meçhuldür
O halde
ömür dediğin
Bir gündür,
O da bugündür
der ya hani Can Yücel
işte öyle bir şey...