Sonsuzluğun Kıyısında | Hayat Adını Verdiğimiz Sınırsız Düş!

Karanlıkta bir spot ışığının altında duran, izleyici kalabalığından uzakta bir insan silüeti.

Zaman eşlik etti ona…

Bebek, doğduğu günden beri ruhunda taşıdığı
o yaşlıyla sonunda tanıştı.

Gözlerinin önünde
eskinin görüntüleri birer birer canlanmaya başladı.

Bir ömür boyunca yazdığı öyküyü düşündü.

Bir kez daha
zihnin ağına düştü.

Üzüldü.

Ve ağ koptu…

Hayatın kıyısından,
sonsuzluğun boşluğuna süzüldü.

Bildiği bütün gerçekler
sise gömüldü.
Hepsi birer düşe dönüştü.

"Ben" dediği bedenini
ardında, dünyanın toprağına bıraktı.

Hayat adını verdiği düşün sırrını
o zaman kavradı.

Gerçek "ben"in kim olduğunu
yeniden hatırladı.

O, aslında
düşlenemeyecek kadar sınırsızdı.

Ama o da herkes gibi
yaşadığı bu düşü zihninin sınırları içine hapsetmişti.

Olabilecekken olamamışlarının
farkına o an vardı…

Ve bu defa
zihniyle değil,
ruhuyla üzüldü.

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Richard Ciraulo

SE

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar