Uyanışın Bedeli | Gerçeklerle Yüzleşmek ve Çaresizlik...
Farkında mısın?
Her yeni farkındalıkla, daha önce hiç görmediğin
derinlikleri görmeye başlıyorsun.
Her yeni görülen şey; içini, onu deneyimleme arzusu
ve coşkusuyla dolduruyor.
Ve yaşadığın her yeni deneyim, seni bir kez daha
dönüştürüyor.
Hiç düşünüyor musun?
Fark ettikçe kendi gerçekliğine ulaşıp, kendini
keşfetmenin o katıksız huzurunu mu yaşıyorsun?
Yoksa bu gerçekleri reddederek, kendini zihninin
karanlığına mı kapatıyorsun?
Fark ettikçe daha çok kendin mi oluyorsun,
yoksa yavaş yavaş eksilip kendini biraz daha silmeye mi çalışıyorsun?
Farkındalığın o kaçınılmaz gölge yanını eminim sen de biliyorsun:
Bir kere fark etti mi insan, bir daha asla eskiye dönemiyor.
Kafesinden kaçmış bir kuş misali, zihnin
artık o eski konforlu sınırlarına geri uçamıyor;
fark ettiklerini söküp atamıyor.
Onları inatla reddetse bile, o gamsız cehaletine bir daha sığınamıyor.
Ve insan, fark ettikleriyle yüzleşip onları şefkatle kabullenmedikçe…
Ne cehaletin gamsız konforuna dönebiliyor,
Ne de yeni gerçeğin ufkuna kanat açabiliyor.
Arafta kalıyor insan…
Ve bilmenin o ağır bedeli, bir daha hiç dinmiyor.
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Unsplash / thebugadi

Yorumlar
Yorum Gönder
Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?