Kendine Dönüş Bileti: Yalnızlık | Kalabalıklardan Kaçıp Kendini Keşfetmek
Yalnızlık…
Kimimizin kişisel tercihi,
kimimizin mahkûmiyeti.
Kimilerine göre bir zaaf, bir eksiklik;
kimilerine göre bir keyif, bir lüks.
Peki ya sen?
Sen yalnızlığı nasıl bilirsin?
Sever misin onu?
Kaynağı ister zorunluluk olsun, ister kişisel bir seçim;
Sen, yalnızlığın tadını çıkarabilenlerden misin?
İnsan, hayatın akışında bir şekilde yalnız kalmışsa, onunla ne yapacağını da öğrenebilmeli.
Hatta zaman zaman kapılarını dış dünyaya kapatıp, yalnızlığı kendi elleriyle çağırabilmeli.
Çünkü yalnızlık insanı kendisiyle baş başa bırakır.
Düşündürür.
Büyütür.
Geleceği şekillendirecek düşlerin ilk tohumlarını atar insan yalnızken.
Yılların yorgunluğunu sessizce sırtından indirir.
Kalabalıkların içinde kaybolduğunu fark eden insanın, yeniden kendine sığınabilmesidir.
İnsanın kendisiyle arasına hiçbir şey koymadan kurduğu o aracısız bağdır.
Sözcüklerin sustuğu yerde, kendi içindeki sessizliği duyabilmektir.
Kendine dürüstçe yaklaşabilmek…
İç dünyasını bütün çıplaklığıyla görebilmek…
Belki de en önemlisi;
insanın kendinden kaçmak yerine kendisine doğru yürüyebilmesidir.
Kendisiyle kalabilmeyi öğrenmesi…
Çünkü bazen yalnızlık,
dünyadan uzaklaşmak değil;
insanın kendine yeniden yaklaşmasıdır.
Belki de yalnızlık,
insanın kendine verdiği en sessiz sevgidir.
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Unsplash / Darko Kriznik

Yorumlar
Yorum Gönder
Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?