Sessizliğin Aralığı | Geçmişin Gölgesini Geleceğe Düşürmeden Yaşamak

Siyah beyaz karede, yüzünün yarısı gölgede yarısı ışıkta kalmış bir kişinin portresi.

Seni düşünürken, seninle yaşadığımız o saf mutluluk anlarını hatırlarken ve bize dair hayaller kurarken… Neden korkuyorum bu kadar?

Neden zihnimde sürekli dönüp duruyor dünün artığı düşünceler? Neden geleceği kendi muhafazakâr renkleriyle boyamak için bu kadar hırslı ve ısrarcılar? Ne ağır bir yük, dünün varsayımlarıyla yarını hayal etmek…

Geleceğin dünden farklı olmasını arzulamak, ama bir yandan da onu sanki geçmişin tanıdık sınırları içinde gizliymiş gibi zannetmek. İnsan, geçmişin gölgesini geleceğe düşürmekten yoruluyor.

Düşünüyorum bazen… İnsan aslında bir anı koleksiyoncusu mu? Hayata geliş nedeni sadece deneyim biriktirmek mi?

Neden hiç sormuyoruz kendimize: Geçmiş ölmeden, yaşam kendini yenileyebilir mi?

Belki de hepimizin aradığı o yalın gerçek; ipleri geçmişe bağlı zihnin gürültüsünde değil, sözcüklerin ve düşüncelerin arasındaki, bilginin henüz kirletemediği o sessizlikte gizli…

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Didier Veillon

Yorumlar

  1. Geçmiş ölmeden yaşam kendini yenileyemez elbet. Lakin geçmişten kırıntılar serpiştirilmeden de gelecek inşa edilemez. Belki de sırf bu sebepten, insan anılarını biriktirmek zorunda; ister istemez.

    Yine de anılara gömülü kalmış bir ruh, ölü bir ruh gibidir. Sizin de dediğiniz gibi; ne ileri gidebilir, ne geri gidebilir.

    Yakaladığınız ahengi çok sevdim. Kaleminize sağlık.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?

Bu blogdaki popüler yayınlar