İkinci El Bir Hayatı Bırakmak: Korkunun Esaretinden Sevginin Sesine Geçiş...
Neden başkalarının ne düşündükleri, ne yaptıkları senin için bu kadar önemli?
Neden başkalarının söyledikleri gerçeğin yerini alıyor?
Neden herkes haklı oluyor da, sen haklı olamıyorsun?
Daha önce başkaları tarafından onaylanmamış hiç bir düşünceye neden inanamıyorsun?
Neden kendi düşüncelerine bir türlü sahip çıkamıyorsun?
Neden sanki dünyadaki tüm düşüncelerin en uç noktasındaymış gibi yaşamayı seçiyorsun.
Hiç düşündün mü? Belki de yepyeni bir düşüncenin başlangıç noktasında sen duruyorsun.
İstediğin yaşam gerçekten bu mu senin?
Farkında değil misin?
Her saniye, attığın her adımla;
Kendini yaratıyor ve şekillendiriyorsun.
Neden kendi düşüncelerine bir türlü sahip çıkamıyorsun?
Neden sanki dünyadaki tüm düşüncelerin en uç noktasındaymış gibi yaşamayı seçiyorsun.
Hiç düşündün mü? Belki de yepyeni bir düşüncenin başlangıç noktasında sen duruyorsun.
İstediğin yaşam gerçekten bu mu senin?
Farkında değil misin?
Her saniye, attığın her adımla;
Kendini yaratıyor ve şekillendiriyorsun.
Yaptığın tercihlerle kim ve ne olduğunun kararını veriyorsun.
Kendi anlamını, biçimini ve amacını bu şekilde mi yaratmak istiyorsun?
Yaptığımız her özgür seçim ya sevgi ya da korku düşüncesinden doğarmış!
Korkuyu yıllardır deneyimliyorsun.
Neden artık yüreğindeki sevginin sesine kulak vermiyorsun?
Hadi
Bırak artık dünyayı bir gölge gibi izlemeyi.
İkinci el bir hayatı deneyimlemeyi.
Gelecekse dünya bir gölge gibi senin peşinden gelsin.
16 Mart 2008
Haşim Arıkan
Fotoğraf: Unsplash / Maxim Shklyaev

sizin şiirlerinizi başlıklarına bayılıyorum.
YanıtlaSilokuyorum. vuruyor. duruyorum. nefesim kesiliyor.
her başlık başlı başına bir aforizma gibi.
bazen öyle vuruyor ve öyle yoruyor ki, şiiri okuyamıyorum bile..
Çok teşekkürler...
YanıtlaSil