Kendi Heykelini Yontmak | Korkunun Esaretinden Sevginin Sesine Geçiş

Şehirde, arkadan aydınlatılmış, uzun gölgeler düşüren yürüyen insan silüetleri.

Düşündün mü hiç?

Sence neden başkalarının ne düşündükleri, ne yaptıkları senin için bu kadar önemli?

Neden başkalarının cümleleri, kendi içindeki gerçeğin yerini alıyor?

Neden herkes haklı oluyor da, sen kendi sesinden bu kadar kolay şüphe ediyorsun?

Daha önce başkaları tarafından onaylanmamış bir düşünceye neden inanamıyorsun?

Neden kendi bilincine bir türlü sahip çıkamıyorsun?

Neden sanki dünyanın bütün düşünceleri çoktan söylenmiş, bütün yollar çoktan yürünmüş, sana düşen de yalnızca birilerinin bıraktığı izlerden gitmekmiş gibi yaşıyorsun?

Belki de yepyeni bir düşüncenin, henüz kimsenin adını koymadığı bir hayatın başlangıç noktasında sen duruyorsun.

Yaşamak istediğin hayat gerçekten bu mu?

Farkında değil misin?

Verdiğin her kararla, attığın her adımla, varoluşunun üzerine kendi imzanı atıyorsun.

Yaptığın tercihlerle kim ve ne olduğunun kararını veriyorsun.

Kendi anlamını, kendi biçimini, kendi amacını böyle mi yaratmak istiyorsun?

Yaptığımız her özgür seçim, ya sevginin ya da korkunun içinden doğuyor.

Korkuyu yıllardır tanıyorsun.

Onun ne söylediğini, seni nereye götürdüğünü, hangi kapıları açamadığını biliyorsun.

Peki neden artık yüreğindeki sevginin cesaretine kulak vermiyorsun?

Hadi.

Bırak artık dünyayı bir gölge gibi izlemeyi.

Başkasının hayatının kıyısında, ikinci el bir hayatı yaşamayı.

Kendi heykelinin başına geç.

Elindeki keskiden korkma.

Birilerinin sana biçtiği fazlalıkları yont.

Başkalarının bakışlarından kalanları kır.

Sana ait olmayan ne varsa bırak düşsün.

Ve kendine ait olan biçimi sen bul.

Cesurca kendine bir yol seç.

Ya da hiç bekleme, o yolu sen inşa et.

Sonra dünya, bir gölge gibi senin peşinden gelsin.

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Maxim Shklyaev

Yorumlar

  1. sizin şiirlerinizi başlıklarına bayılıyorum.
    okuyorum. vuruyor. duruyorum. nefesim kesiliyor.
    her başlık başlı başına bir aforizma gibi.
    bazen öyle vuruyor ve öyle yoruyor ki, şiiri okuyamıyorum bile..

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkürler...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?

Bu blogdaki popüler yayınlar