Hain Bir Öğretmen Olarak Hayat: Değişimin Gücü ve Varoluşsal Gerçekler!

Dalgalı ve hırçın bir denizin ortasında, yıllara meydan okuyan bir deniz fenerin dramatik fotoğrafı.

Hayat dediğin şey, içinde sen olmazsan tek başına ne ifade eder ki?

Bir anlamı olabilmesi için, ona her zaman sen gibi bir yolcu gerekli!

Ama nedense o unutur durur bunu sürekli,
Eninde sonunda ne yapar eder öldürür seni, senden öncekilere yaptığı gibi.

Yaşadığın sürece oynar durur hep seninle,

Bazen yıldızlarla dolu sınırsız bir gökyüzü gibi hissettirir sana kendini.
Bazen yargılardan, kurallardan, düşüncelerden, duygulardan oluşan bir karmaşa.

Bazen sevginin, saflığın yörüngesinde küçük bir dünya,
Bazen iç güdülerinin, vahşiliğinin, acımasızlığının pençesindeki bir zorba.

Bir gün fark edersin ki sen hepsinin toplamısın aslında.

Hayat dediğin şey, bitişi olmayan tek bir hareket belki.

Sen eskinin düşüncesiyle kendini korumaya almaya, kendini rahat ettirmeye çalıştıkça,
O değişir, yenilenir eskinin dışına taşar durur sürekli.
Asla rahat ettirmez seni.

En sonunda da ne yapar eder öldürür seni, senden öncekilere yaptığı gibi.
Sanki sen olmadan tek başına, bir anlamı varmış gibi…

Hayat dediğin şey, tüm öğrencilerini öldüren hain bir öğretmen belki!

Öğrencilerinin yaşadıkları sürece ondan ne öğrendiğini, onlardan başka kim bilebilir ki?

17 Temmuz 2010
Haşim Arıkan



Fotoğraf: Unsplash / Osman Rana

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ne gözümüzü alabiliyoruz hayattan, ne yaşamayı göze alabiliyoruz! | Geçmiş ve Özgürlük