Kayıtlar

Yanına mı gelsin? Kendi yoluna mı gitsin? I Bilinçli Ebeveynlik ve Özgür Ruhlar

Resim
Eğer onu gerçekten seviyorsan, Kim olduğunu, sözlerinden değil, senin gözlerinden öğrenmesi için yardım et ona. İzin ver, o senin onun için zihninde yarattığın şablona tam oturmasın! Hayata özbenliğiyle dahil olabilmesi için destek ol ona. Kendi hayatında yaşamak isteyip de yaşayamadıklarını onun hayatında yaşamaya, kendi çocukluğunu onun çocukluğunda onarmaya çalışma!

Kendin Olmak Neden Bu Kadar Zor? | İkinci El Bir Hayat

Resim
Söylesene! Hiç utanmıyor musun çoğunluklardan farklı olmaya? Komik olma! Daha ne kadar direnebileceksin ki onlara? Hadi artık, kulak ver sana söylenenlere! Kabullen! Ehlileş! Direnme! Hizmet et! Ödün ver! İnkar et, bırak, terk et, sil kendini! Boşalt ruhunu, yüreğini, özbenliğini! Onları sana satılan düşüncelerle, fikirlerle doldurmaya başla! Eğer bunu yaparsan;

Hissedilmiş Olan Neyse Yaşanmış Olan da Odur! | İçsel Çocuk ve İyileşmek.

Resim
Acaba kendimize karşı ne kadar dürüstüz?  Kaçımız zayıf, güçsüz olduğumuz yönlerimizi cesurca kabullenip, sahiplenebiliyoruz? Kaçımız yaralarımızı, hassas noktalarımızı, ilişkilerimizde fark edip, onları iyileştirmeye çalışıyoruz?    Oysa o yaralarımız, hassas noktalarımız değil mi, bizi diğer insanlara karşı duyusal ve tepkisel yapan?  İnsanların davranışlarını, yaşananları bize kişisel algılatan…   Esas hikaye konuştuklarımızda değil, sakla(n)dıklarımızda gizli!

Nelerden Sürekli Kaçar İnsan? Kaçmayı Kurtulmak Sanarak! | İlişki Psikolojisi ve Çocukluk Yaraları!

Resim
Acıdığı yerden mi acıtır hep insan? Canı çok acımış olanlar mı başkalarının canını daha fazla acıtır?    Yaşadıklarını mı başkasına yaşatır hep insan? Karşısındakine yaşattığı duygular, hep kendi repertuarından mıdır?   Yaşadığını yaşayana daha mı yakın hisseder kendini insan?

Ne gözümüzü alabiliyoruz hayattan, ne yaşamayı göze alabiliyoruz! | Geçmiş ve Özgürlük

Resim
Mutlu değiliz! Çünkü hayat olmasını istediğimiz gibi değil. Olduğu gibi! Hayatın kendi planı varken, bizim de hayata dair kendi planımız olsun istiyoruz.   Kızgınız dünyaya! Etrafında döndüğümüz dünyanın, bizim düşüncelerimizin etrafında dönmesini istiyoruz! Kızgınlığımızın sadece dünyada olan bitenler yüzünden olmadığını kabul edemiyoruz.

Sen Tercihlerinin mi, Yoksa Vazgeçişlerinin mi Bir Eserisin? | Kararlarımız ve Hayat Yolları

Resim
  Düşündün mü hiç?  Bugün bulunduğun noktaya acaba nasıl geldin?   Nelerden, ne için vazgeçtin? Nelere sahiptin, sen neyi seçtin? Tercih ve vazgeçiş ipleriyle dokuduğun hayat hikayene, kararlarınla, acaba nasıl bir desen verdin?

Yaşadıkların mı Ağır, Yoksa Yaşayamadıklarında mı Bütün Mesele? | Geçmişin Yükü ve Farkındalık

Resim
F arkında mısın? Yaşadıklarını mı, yaşayamadıklarını mı daha derinden hatırlıyorsun? Hangisinin etkisinde, hayatta nasıl bir ruh haliyle seyir ediyorsun?   Yaşadıkların mı hala acıtıyor canını?

Bu Dünyaya Asla Öylesine Gelmedin... | Hayatın Amacı ve Anlamı

Resim
Düşündün mü hiç? Seni her sabah yatağında neyin uyandırdığını, Her gün nereye doğru, neden gitmekte olduğunu, Adına yaşam denilen muhteşem armağanın sana neden verildiğini, Yaşamakta olduğun bu hayatın ne için yaşandığını… Fark ettin mi hiç?

O, Neden Girer Senin Hikayene? | Zihnimizdeki İllüzyonlardan Kurtulmak...

Resim
O, Senin gerçekte kim olduğunu keşfedebilmen, Sahip olduğun güçlü duyguları hissedebilme potansiyelini açığa çıkarabilmen için girer hikayene. Ama sen onu, kendinden kaçabilmek için istemişsen, düşlediğin biriyle savaşın olabilir sadece…

Zihnimizin Çektiği Tetikler: Anlık Öfkelerin ve Kırgınlıkların Hayatımızı Değiştirme Gücü!

Resim
Hiç hesapta yokken, ansızın, bir an da baş verir zihninde bir düşünce! Belki bir kırgınlık, belki bir hayal kırıklığı, belki de bir anlık öfkeyle...

Kendi Hayatının Figüranı Olmak: Yaratıcı Gücümüzü ve Yaşam Keyfimizi Neden Kaybediyoruz?

Resim
Nedense, izleyiciyiz! Sadece seyrediyoruz,dinliyoruz çevremizde yaşananları. Hep dışındayız değil mi sahnede oynanmakta olan oyunun?

Mükemmel Olmaya Çalışmaktan Yorulmak: Hayatı Analiz Etmeyi Bırakıp Sadece Yaşamak!

Resim
Bugün kendim için farklı bir yol seçsem diyorum. Bugün her gün sergilediğim normallik gösterilerimi sergilemek için uğraşmasam. Yani bugün olmam gereken olmasam.

Ben Sende Olmayan Neyi Sana Verebilirim ki? Zihnin Düşünce Bulutlarından Kurtulmak!

Resim
Bir kaç gündür keyfim pek de yerinde değil.    Biraz olsun rahatlayabilirim umuduyla onunla sohbet için fırsat kolluyorum.    Ara, ara kapısının önünden geçiyorum. Şansıma, ya odasında yok, ya da birileriyle toplantı halinde. 

Başkalarını Yargılamaktan Vazgeçmek: Zihnimizin Şablonları ve İnsan Olma Gerçeği!

Resim
Sürekli unutuyorum. Herkesin aslında benim gibi, sadece insan olduğunu. Onların da, benim dahil olduğum o büyük bütünün, benim gibi sadece küçücük bir parçası olduğunu.

Bütün Yollar Kendimize Çıkar: Tereddütleri Bırakıp Kendi Işığınla Arkadaş Olma Sanatı!

Resim
Hayat hayatla besleniyor, insan hayatla, yaşadığı ilişkilerle. Gece gündüz gibi sürekli yer değiştiriyor herşey. Bir kendini hatırlıyor insan, bir unutuyor. Bir özgür bırakıyor, bir yargılıyor, tutsak alıyor.

Dünün Yalanlarını Tekrar Etmeyi Bırakmak: Esnek Bir Yürek ve Kıvrak Bir Zekanın Gücü!

Resim
Sen de herkes gibi fikirlerinle ve düşüncelerinle dünyaya nüfus etmek için buradasın. Hayata bir anlam, bir renk daha katmak için. Dünyaya temiz bir havadan, yeni bir soluk daha getirmek için. Dünya denilen sahne; Gerçekliğin olası zaman dilimleri! Sen içlerinden birini seçene dek. Herşey sana....., senin neyin gerçek olduğunu düşündüğüne bağlı.

"Biliyorum" Demek Yaşamıyorum Demektir: Ezberleri Yıkıp İçsel Bilgeliğe Uyanmak!

Resim
İnsan oldun. Yeryüzüne doğdun. Saf, dokunulmamış, masum ve suçsuz. Ne olduğunu ya da ne olmadığını bilemeyen bir hiç. Hiçbir yerden başlamayan sözcükler beyninden geçip bilinmeyen bir boşlukta anlamlarını yitiriyorlardı o ilk zamanlar da . Dünsüz düşüncelerin eşliğinde yaşadığın herşey nasıl da heyecanlandırıyordu seni.

Tutuklu Kalan Duygular: İçimizdeki Saf Enerjiyi Özgür Bırakmak!

Resim
Düşündün mü hiç? İçinde taşıdığın, sana dahil, seni sen yapan duyguları. Bugüne kadar kendine onları ne kadar yaşattığını... Bundan sonra daha ne kadarını yaşamak için kendine şans tanıyacağını...

Hayatı Masanın Altında Değil Pencerenin Önünde Yaşamak...

Resim
Düşündün mü hiç, acaba hangisi daha çok korkutuyor seni? En zayıf yönlerinin başkaları tarafından fark edilmesi mi? Yoksa olduğun gibi görünmek mi? Aslında ikisi arasında pek de fark yok değil mi?

Yarınları Harcamayı Bırakmak: Dünün Korkularından Sıyrılıp Hayatta Fark Yaratmak!

Resim
Hatırlıyor musun? En son ne zaman doğru yolda olduğundan emindin? En son ne zaman yarını düşününce kendini keyifli hissettin? En son ne zaman geleceğe dair kocaman bir gülüş vardı yüzünde? Yarın! Dünden ona sızmaya çalışan endişeler , yargılar, korkular! İnsan yarın olmayacağını düşünse bile, o hep var.