Etiketlerin Ötesinde | Hissetmeden önce düşünmek, yaşamadan önce anlamlandırmak…

Gözleri kapalı, yüzüne güneş ışığı vuran bir kadının siyah-beyaz yakın çekim portresi.

Düşündün mü hiç?

Doğduğun günden beri içinde taşıdığın, sana dahil, seni sen yapan o gerçek duyguları… Bugüne kadar kendine onların ne kadarını yaşatabildiğini, bundan sonra ne kadarını yaşamak için kendine şans tanıyacağını…

Hiç yaşanmamışları... 
Daha yaşanmadan nasıl yaşanacağının kararı çoktan verilmiş olanları… 
Eksik kalanları, yarım yaşananları, sende tutuklu kalan duyguları…

Seni durduran şey o duyguların saf enerjisi mi, yoksa zihninin onlara yapıştırdığı o tozlu, katı etiketler mi?

Sence, gerçek duygu ve zihin, aynı anda ve aynı mekânda birlikte var olabilirler mi?

Düşüncelerinin yükünden sıyrıldığında, hiçbir kalıba dökülmemiş, ehlileştirilmemiş o saf hislerin sana hangi yeni kapıları açacağını, sana daha önce hiç tatmadığın neleri yaşatabileceğini,

sen hiç hayal ettin mi?

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Lexia Bautista

Yorumlar

  1. olabilsede, olmaması tercihim diye düşünüyorum...
    nehiro

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?

Bu blogdaki popüler yayınlar