Kendin Olmak Neden Bu Kadar Zor? | İkinci El Bir Hayat

Siyah beyaz, karanlık fonda profilden görünen düşünceli bir insan portresi.

Söylesene!

Hiç utanmıyor musun çoğunluklardan farklı olmaya?

Komik olma!
Daha ne kadar direnebileceksin ki onlara?
Hadi artık, kulak ver sana söylenenlere!
Kabullen!
Ehlileş!
Direnme!
Hizmet et!
Ödün ver!
İnkar et, bırak, terk et, sil kendini!
Boşalt ruhunu, yüreğini, özbenliğini!
Onları sana satılan düşüncelerle, fikirlerle doldurmaya başla!

Eğer bunu yaparsan;

Seninle doğan, sadece sana ait olan, hiç kimsenin sana veremeyeceği, bir insan için o en özel şeyi, kendin için bir işkence aracı haline getirmezsin.

Ama bunu yapmaz, içsel rüyalarına inanmayı, otantik benliğine, kendi saf bilincinin ürünü özgün düşüncelerine saygı gösterip onun peşinden gitmeyi seçersen;
İçindeki o özgür ruh neler yapabileceğinin hayalleriyle, sahip olduğu o büyük potansiyeliyle sürekli rahatsız eder durur seni.


Aklın karışır içeriden dışarıya doğru her baktığında, acaba gerçek olan hangimiziz diye.
İçindeki bitmek bilmeyen inkar ve savunma gelgitleri arasında sıkışır kalırsın.


Gitgide azalmaya başlayan kendine olan saygınla birlikte, içindeki kahramanın da senden her geçen gün biraz daha uzaklaşmaya başladığının farkına varırsın.

Hadi kulak ver bir an önce sana satılmaya çalışılan ya da miras bırakılan o düşüncelere, fikirlere, kurallara.
Vazgeç kendinden.
Sorgulama.
Razı ol.
Seç sen de sana uygun görülen bir imajı, sen de o örnek gösterilen kopyalardan biri ol.

Sen bu dünyaya neden geldiğini sanıyorsun ki?
Aynı olmak için!
Birbirimize benzemek için!
Aynı toplumsal rüyaları görmek, aynı gerçeklikleri tekrar etmek için!

Yeter artık,
Kendi inandıklarına bu kadar sıkı tutunma, sanki onlar doğruymuş gibi onları açıklamaya, savunmaya çabalama.
Sadece çoğunlukların hemfikir olduğu şeyler doğru ve gerçek, diğer ihtimaller için kendini boşyere kandırma.
Hazırla artık kendini, senden de beklenen o hayatı yaşamaya.

Razı ol.
Sana ait olmayan bir hayatı yaşamaya...
İkinci el, sahte bir yaşamı kendi hayatın sanmaya.


Haşim Arıkan



Fotoğraf: Unsplash / Vitaliy Shevchenko

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ne gözümüzü alabiliyoruz hayattan, ne yaşamayı göze alabiliyoruz! | Geçmiş ve Özgürlük