Nelerden Sürekli Kaçar İnsan? Kaçmayı Kurtulmak Sanarak! | İlişki Psikolojisi ve Çocukluk Yaraları!

Siyah beyaz, dramatik bir makro portre çekiminde; elleriyle ağzını kapatmış, gözleri genişçe açılmış, zihinsel bir şok ve derin bir içsel farkındalık yaşayan insanın yüzü yakın plan detayı.


Acıdığı yerden mi acıtır hep insan?

Canı çok acımış olanlar mı başkalarının canını daha fazla acıtır? 
 
Yaşadıklarını mı başkasına yaşatır hep insan?
Karşısındakine yaşattığı duygular, hep kendi repertuvarından mıdır?
 
Yaşadığını yaşayana daha mı yakın hisseder kendini insan?

Birbirini yaralarından mı tanır? 
Birbirine acılarından mı dokunur? 
O dokunduğu noktadan mı birbirine dolanır, birbiriyle karışır?
 
Sevdiğine mi,
Kendini sevene mi,
Daha çok bağlanır insan?
 
Ne zaman kendisinin de kör olduğu dünyasına bir başkasını davet eder insan? 
Birbirinin yanında yaralarını gösterecek kadar, ne zaman soyunur?
 
Birlikte iyileşebilir mi geçmiş yorgunu iki insan?

Bir insan kendisi boğulmaktaysa, ona tutunmak isteyen birine nasıl yardımcı olur?
Onu ısıtmaya çalışırken, kendini üşütmemenin yolunu nasıl bulur?
 
Bir yanlışı, sırf tanıdığı duyguları yeniden yaşamak için ister mi insan?
Ardından gittiklerin de bu yüzden mi hep kaçmaya çalıştıklarını da bulur?
 
Çocukken gördüğü, öğrendiği ilişkilere, rollere mi kapılır insan?
Yaşamının en başında bağlandığı o ilk kişilerle yaşadığı ilişkiler,  gelecekteki ilişkileri için ona bir yol haritası, bir pusula mı olur?

Yürütemediği ilişkiler de hep ailesinden,çocukluğundan gelen sesler mi duyar insan?

Kim olduğunun geçmişini anlamadan,
Geçmişinin kokusundan ruhuna sinenlerin farkına varmadan,
O çok uzaklarda kalan çocukluğunu kendi çocuğu yapmadan,

Gerçekte kim olduğunu, ilişkilerinde kimi aradığını, ona kimin rolünü yüklediğini, nasıl bulur?
 
Kendinde olmayanı mı arar hep insan?
Her zaman ancak kendinde olanı mı bulur?

Kendinde başlayıp kendinde mi biter insan?

Kendi içinde mi,
Başkasında mı,
Kaybolduğunda, kim olduğunu bulur?
 
Haşim Arıkan


Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...


Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insan psikolojisi, felsefe, otantik benlik ve varoluş üzerine düşünen ve yazan bağımsız bir yazardır. Bu blogda, insanın kendini tanıma yolculuğuna dair sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşmaktadır. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.


Fotoğraf: Pexels / Krivitskiy


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hiçbiri yaşadığın gibi değil, hepsi hatırladığın gibi! | Geçmişi Bugünün Mürekkebiyle Yazmak