Kayıtlar

Bekleme Odasında Geçen Hayatlar: Öğrenilmiş Çaresizlikten Sıyrılıp Olanla Yüzleşmek!

Resim
Zor değil mi? Kendini anlayabilmek için, dünyayı unutabilmek. Zihninin gizli odalarını, saklı güdülerini, karmaşık mirasını keşfedebilmek. Zihnini fethetmek. Kısıtlamasız, dirençsiz, korkusuz, savunmasız bir yaşam sürebilmek!

Aşkı Anıların Hapishanesinden Kurtarmak: İlişkilerde Dünün Gölgeleri ve Çatışmalar!

Resim
Ne tuhaf değil mi? İkimiz de duramıyoruz zihnimize kayıt etmeden birbirimizi. Biriktirmekten vazgeçemiyoruz anılarımızı? Hazlarımızı kaydediyoruz. Tartışmalarımızı kaydediyoruz. Neşemizi kaydediyoruz. Üzüntülerimizi kaydediyoruz. Zamanla birbirimiz hakkında ne çok şeyi imgeleştirip zihnimize yığıyoruz. Sonrası ise;

Eskiden Cevaplarım Vardı Şimdi Sorularım: Kendi İçimizdeki Saklı Cenneti Bulmak!

Resim
Kimim ben? Benliğim dediğim şey, kalıcı bir şey mi? Yoksa “ben” sürekli değişen, sürekli devinim halinde, canlı bir şey mi? İstediklerime doğru yürürken kim olduğumdan, hayatın neresinde bulunduğumdan emin miyim? Amacım ne? Ne bekliyorum hayattan? Eskiden cevaplarım vardı, şimdi ise daha çok sorularım.

İcat Edilmiş Hayatları Bırakmak: Bir Guruya İhtiyaç Duymadan Kendine Yetebilme Sanatı...

Resim
Merak ediyorsun! Var olduğunu bildiğin gibi, ne olduğunu da bilmek, kim olduğunun daha fazla bilincine varmak, daha fazla aydınlanmak istiyorsun. Doğduğunda dahil olduğun inanç sistemi sana artık dar geliyor. Senin için önemli olan bir çok şey yavaş yavaş önemini yitirmeye başlıyor.

Korkularımızın Yarattığı Sınırlar: Irklar, Ülkeler ve Dünya Vatandaşlığı Yanılsaması...

Resim
Zamanın adının zaman olmadığı zamanlardı. Çok çok azdı yeryüzünde kendilerine sonradan insan adı verecek olan canlılar. O zamanlar hepsi Adem ve Havva’dan olma çocuktular. "Kardeştiler, dosttular, arkadaştılar" Zaman akıp geçti.