Hatırlamak İçin Hafızamız Var, Peki Unutmak İçin Neyimiz Var? | İçsel Ebeveynlik ve Geçmişin Prangaları

 

Yoğun yağmur damlalarıyla kaplı buğulu bir camın arkasında, profilden görünen, yüz hatları belirsiz ve derin bir düşünce sarmalındaki loş erkek silüeti.

Kendimize geçmişin merceğinden baktığımız için acaba neleri kaçırıyoruz?
 
Geçmişimiz yüzünden; 
Neleri görmeyi seçip, 
Neleri görüş alanımızın dışında bırakıyoruz?
 
Geçmişteki ben ile bugünkü ben’i bir araya getirip, onları iç içe geçirip, kendimizi bir türlü tamamlayamadığımız için mi;
 
Farklı insanlarla, farklı zamanlarda, döne, döne hep aynı hataları tekrarlayıp, hayatımızı bir sarmala çeviriyoruz?

Bakmaya şartlan(dırıl)dıklarımız yüzünden göz ardı ettiğimiz yerlerde mi yoksa, aradığımız o hayat?
 
Hayatımızın ilk dönemlerinde, benliğimizin başkaları tarafından işgal edilen yerlerini savunamayıp, onlara teslim ettiğimiz için mi;
 
Kendimizi hep eksik hissediyoruz?
 
Kaçınmaya çalışırken yaralandığımız mücadelelerin izleri mi;
 
O bakıp da görmek istemediklerimiz?
 
Bugün, kendi kendimizin ebeveyni olmayı reddettiğimiz için mi;
 
Hayatı ebedi bir çocuk olarak korkarak yaşayıp,
 
Yalnızken bile kendimizi, kendimizin başına nöbetçi bırakıyoruz!
 

Haşim Arıkan




Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insan psikolojisi, felsefe, otantik benlik ve varoluş üzerine düşünen ve yazan bağımsız bir yazardır. Bu blogda, insanın kendini tanıma yolculuğuna dair sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşmaktadır. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.



Fotoğraf: Unsplash /Alexandre Dinaut

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ne gözümüzü alabiliyoruz hayattan, ne yaşamayı göze alabiliyoruz! | Geçmiş ve Özgürlük