Hiçbiri yaşadığın gibi değil, hepsi hatırladığın gibi! | Geçmişi Bugünün Mürekkebiyle Yazmak

Yüzünün yarısı gölgede kalan bir kadının siyah beyaz yakın çekim portresi, saçları öne düşmüş.

Zaman değişiyor.
Ben değişiyorum.

Değişerek acaba kendimi mi inkâr ediyorum?
Yoksa kendime biraz daha mı yaklaşıyorum?

Ben kimdim?
Kim oluyorum?

Hayat seçenekleri önüme koyuyor.
Ben hangisini seçersem, benim gerçeğim o oluyor,

Onu yaşayıp, üzerime sinen kokusuyla geleceğe yürüyorum.

Acaba hatırlayamadıklarım mı eriyip, özüme karışıp beni ben yapıyor?
Yoksa yıllarca kokusunu üzerimde taşıdıklarımla mı daha fazla ben oluyorum?

Hangilerini unutmalıyım?
Hangilerini hatırlamalıyım?
Hatırlamak mı, yoksa unutmak mı benim seçimim?
Çözemiyorum!

Düşünüyorum!

Düşüncelerim mi duygularımı yaratıyor?
Yoksa duygularım mı düşüncelere dönüşüyor?

Önce düşünmeli miyim?
Yoksa önce hissetmeli miyim?
Ne zaman hangisini seçmeliyim?
Karar veremiyorum!

Yaptığımız seçimlerle;
Yeni gerçekliklere ulaşıp,
Farklı duygular yaşadığımız,
Yeni düşüncelerde soluklanıp,
Farklı bakış açılarıyla ferahladığımız,

Bu keşif yolculuğunda;

Birçok şey yaşanıyor...
Yaşananlar bir şeyler hep değişiyor

Aslında değişen daima, yaşanacak olan değil, yaşanmış olan oluyor.

Her hatırlayış,
Yaşananı, kaçınılmaz olarak,
Bugünün mürekkebiyle yeniden yazıyor…

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Alexander Krivitskiy

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar