Zırhın Altındaki Çıplaklık | Güvende Hissetmek İçin Kendimizi Törpülemek!

Rüzgarda dağılan saçlarının yüzünü kapattığı, gülümserken yüzü gizli kalan bir kadının siyah beyaz portresi.

Bakışların öylesine derin ki, sanki üzerime giydiğim tüm imajlarımı yırtıp atıyor, beni savunmasız, bütün cesaretsizliğimle, korkularımla, zayıflıklarımla, tüm sevgi açlığımla görüyor gibi.

Oysa ben…. Kendimi tüm çıplaklığımla ortadaymış gibi hissederek yaşayamam ki.

Korkarım ruhumun bu haliyle görünmesinden,
Beni istemeyeceğinden, reddedeceğinden.
Sevmeyeceğinden,
Bana zarar vereceğinden.
Tam gardımı indirdiğim anlarda senden gelecek o darbelerden.

Ne olur, çek o beni olduğum gibi okuyan gözlerini üzerimden.

Çözme şifrelerimi. Bırak saklı kalsın bende gerçek hislerim.

İzin ver bana,
Kendi ellerimle inşa ettiğim o sahte kalede, mutluymuş rolünü oynamama.

Olsun!
Sana göre;
Hapsolduğum o kalede,
İçimdeki gerçek “ben”i her gün biraz daha siliyor,
Kendimi sahte bir kişilik taşıyıcı haline getiriyor olsam da…

Kabul et; ne sen, ne de bir başkası... Hiç kimse beni kendi acılarımı çekmekten, kendi hayatımı kirletmekten ve kendi yolumu bulmaktan alıkoyamayacak.

Gözlerin ne kadar derin bakarsa baksın; yürüdüğüm bu karanlık yolda kaç kere düştüğümü, o sahte zırhla nasıl ayakta kaldığımı ve kaç kez eksilip kaç kez tamamlandığımı benden başka hiç kimse anlayamayacak.

Haşim Arıkan

Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.

Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...

Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.

Fotoğraf: Unsplash / Saya Wonder

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar