Yalnızlığın Atölyesinde | Yalnız Kaldığımızda İçimizde Büyüyen Çınarlar
Bazen yalnız kalmak iyi geliyor insana; her şeyden, herkesten bir adım olsun uzaklaşmak…
Yalnız kaldığında büyüyor sanki insan. Süresi dolan acıların değerini nasıl yitirdiğini, zihnin kuytu köşelerinde nasıl çürüyüp gittiğini ancak o sessizlikte fark edebiliyor.
Sessizlik çöktüğünde dolaşmaya başlıyor zihinde yeni düşünceler; umuda dair ilk tohumlar tam da o anlarda serpiliyor toprağa. Biraz emek verip beslediğinde, hepsi kabuğunu kırıp filizleniyor. Büyüyüp serpiliyorlar… Hatta bazıları zamanla insanı ayakta tutan koca birer çınara dönüşüyor; en fırtınalı anlarda tutunacak birer can simidi oluyor.
İşte o anlarda anlıyor insan; aslında kendisinin hem ustası hem de çırağı olduğunu. Dışarıda çaresizce aradığı tüm cevapların, başından beri kendi içinde saklandığını…
Üzerini kaplayan geçmişin tozlarından arınıyor yalnızlıkta. İçinde bastırılmış ne varsa, dışarı çıkmak için o sessiz anları bekliyor sanki. Hakikatine, kendi gerçeğine bir adım daha yaklaşıyor insan.
Dünya denilen bu sahnede üstlendiği rolün anlamını kavrıyor; yürüdüğü yolda ne kadar mesafe katettiğini sadece ve sadece kendisi keşfedebiliyor.
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Pexels / Mehmet Itıl

Yorumlar
Yorum Gönder
Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?