Ya Mesele Kurtuluşu Olmayanla Uzlaşmaksa? | Hayatın Akışı ve Zihnin Döngüleri

 

Siyah beyaz yakın plan bir insan yüzü portresi. Yüzün bir yarısı derin gölgede, diğer yarısı ışıkta. Gözler düşünceli bir şekilde aşağıya bakıyor.

Hiç hesapta yokken, bir gün ansızın baş verir zihninde bir düşünce!
 
Belki bir kırgınlık anında,
Belki yaşadığın bir hayal kırıklığında,
Belki de bir anlık öfkeyle…

"Neden?" ini,
"Niçin?" ini,
Tam sorgulayamadan,
Bir bakarsın ki çoktan o düşünceye teslim olmuşsun!
 
Hayat herkese yaptığı gibi, seni de kıstırıp, tutsak alır o dönemde.

Farklı düşünmek istersin yere düşer…
Onu ilk düşündüğün an’a, o an’da sana hissettirdiği ilk duyguya ulaşmak istersin kaçar…

Sen o düşüncenin içinde debelendikçe,
O düşünce sana daha fazla sahip olur, seni daha da yutar.
 
Ve hayat akıp gider…
Zaman sana eşlik eder…
O düşünce, götürmesi gereken o son noktaya kadar seni önüne katıp sürükler.

Sen o süreçte yaşaman gereken her ne varsa hepsini yaşarsın.

Akış bir gün, bir yerde elbet sona erer.

Hayat seni yeniden, kendi iradene iade eder.

Sen yaşadığın bu sürece bir anlam yükleyememenin çaresizliğiyle yaşadıklarına baka kalırsın.

Neydi seni hiç hesapta yokken bulunduğun bu noktaya sürükleyen,
Seni senden hiç beklemeyeceğin bir şekilde davranmaya iten şey,
O an bir cevap bulamazsın!
 
Başka hayatlarda gördüğün şeyleri kendinden ne kadar uzak zannetsen de,
İnsana dair her deneyim,
Zihninde ansızın filizlenip seni teslim alacak bir düşünce kadar uzaktır sana.

Hayat denen oyunda; 
Bir sonraki sahnede, hikayenin nasıl bir bölümünü oynayacağını, 
Hayatın o sahnede sana nasıl bir sürpriz hazırladığını,
O sahneyi yaşamadan düşünsen de asla bulamazsın!
 
Hayatından gitmesi gerekenleri ne yaparsan yap durduramazsın…
Hikayende tamamlanması gereken boşluklara ne yaparsan engel olamazsın.
 
Sence de geçip gittikten sonra anlaşılan şeylerle dolu değil midir hayat?
 
Kimi zaman gizemlidir, hayatı aynı anda hem yaşayıp hem anlayamazsın…
 
Kimi zamansa sana karşı son derece şeffaftır.
 
Tek bir şeyi anladığında, hayatındaki birçok şeyi aydınlatırsın…

Haşim Arıkan


Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...


Yazar Hakkında:

Haşim Arıkan, insan psikolojisi, felsefe, otantik benlik ve varoluş üzerine düşünen ve yazan bağımsız bir yazardır. Bu blogda, insanın kendini tanıma yolculuğuna dair sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşmaktadır. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsiniz.



Fotoğraf: Pixnio 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Hiçbiri yaşadığın gibi değil, hepsi hatırladığın gibi! I Geçmişi Bugünün Mürekkebiyle Yazmak