Zihnin Sürgünlüğü | Bulmak İçin Önce Özgürleşmek Gerekir
Bakışlarımın boşlukta kaybolduğunu fark edince, sesindeki o her zamanki tanıdık sıcaklıkla bölüyor sessizliğimi.
"Hayrola, son zamanlarda zihnin yine uzaklarda gibi?"
Bu soru, beni sürüklendiğim belirsizlikten çekip alarak içinde bulunduğum ana geri getiriyor. Yüzümde beliren hafif bir tebessümle gözlerinin içine bakıyorum.
"Haklısın," diyorum, sesimdeki yorgunluğu gizleyemeyerek. "Düşüncelerim beni sürekli bir kıyıdan diğerine savurup duruyor. İçimde hiç dinmeyen bir arayış var; sanki sürekli sonu gelmez bir koşunun ortasındayım. Sanırım bu yüzden biraz yorgunum."
Hafifçe öne eğilerek bana biraz daha yaklaşıyor, sanki gözlerindeki derinlikle fısıldar gibi konuşuyor benimle:
"Sana küçük bir sır vereyim mi? Bir şeyin peşine takılıp gittiğinde, gözün o aradığından başka hiçbir şeyi görmez olur. Dışarıdaki dünya akar geçer ama sen kendine tek bir damla bile alıp katamazsın. Çünkü zihnin, o aradığın şeyin büyüsüne kapılıp tek bir noktada düğümlenmiştir. İşte tam da bu yüzden, aradığını asla bulamazsın."
Kısa bir duraklamanın ardından devam ediyor;
"Bulmak, her şeyden önce özgürleşmektir. Ne zaman ki zihnin hiçbir arzunun peşinde koşmaz, geçmişin yükünü anımsamaz ve akışa direnç göstermeyi bırakır; işte o zaman gerçek bir sessizliğe ve berraklığa kavuşur. Aradıkların, sana ancak o dinginlikte görünür olurlar."
Haşim Arıkan
Senin düşüncen nedir? Bununla ilgili...
Düşüncelerini yorumlarda paylaşmayı unutma.
Her Çarşamba saat 20.00'de yayımlanan yeni yazılarda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yazar Hakkında:
Haşim Arıkan, insanın kendine doğru yaptığı o en uzun yolculuğu konu edinen bağımsız bir yazar. Bu blogda, kendini tanıma, roller ve otantik benlik üzerine sorgulamalarını, denemelerini ve düşüncelerini paylaşıyor. Daha yakından tanımak için Hakkımda sayfasını ziyaret edebilirsin.
Fotoğraf: Unsplash / Md Mahdi

Yorumlar
Yorum Gönder
Bu konuda sen ne düşünüyorsun?
Paylaşmak ister misin?